Bu sayfa sana açıldı.

—

Seni bekliyordum. Nereden bildiğimi sorma, uzun hikâye.

Selam.
Hadi tanışalım.

Seni tanıyor muyum, bilmiyorum. Ama tanıyorsam adını görür görmez anlarım. Bir dene.

—

Selam.

Sana dair birkaç şey düşündüm. Hepsi tutmayabilir; tutmayanları es geç.

Seversin
Daha önce yaptın

Bunlar kolay kısmıydı. Şimdi bir şey soracağım.

Dürüst ol.
Kaçı tuttu?

Bunu sormamın bir sebebi var. Sonra anlatırım.

Daha fazlasını
merak ediyor musun?

Buradan sonrası için adın yetmiyor. Ne zaman doğduğunu söylemen lazım — ve orada artık tahmin yok, hesap var.

Ne zaman
doğdun?

Gün, ay, yıl yeter. Saatini sonra soracağım, şimdilik kafanı karıştırmayayım.

ilk bakış

Şimdilik bu kadar. Devamı biraz daha uğraş istiyor.

Fazlasını
merak ediyor musun?

Üç şey soracağım. Doğru cevabı yok, merak etme — hangisini seçtiğin değil, ilk aklına gelenin hangisi olduğu önemli. Fazla düşünme yani.

Bir de şu

Burada
durabilirsin.

Şimdiye kadar söylediklerim, sana dikkatle bakan herkesin görebileceği şeylerdi. Marifet değil.

Devam edersen doğduğun anın gökyüzünü açacağım: o dakikada hangi gezegen neredeydi, hepsi. O gökyüzü bir daha aynen kurulmadı, kurulmayacak da.

saat

Kaçta
doğdun?

Bilirsen harita tam sana ait olur — yükselen dört dakikada bir derece kayıyor, o yüzden önemli. Bilmiyorsan da devam ederim, kimseyi annesini aramaya göndermeyeyim.

doğum haritan

Doğduğun an
gökyüzü.

on iki hane
O an nerede kim vardı
Aralarındaki açılar
Öne çıkan haneler
Söylediklerine gelince

Üç kapı
daha var.

son

Bildiğim
kadarı bu.

Dahasını
yüce Yaradan
bilir.

Bu arada. Seni gerçekten tanımıyorum. Ne adını bir yerde aradım, ne bir şeye baktım. Yazdıklarının hiçbiri bu sayfadan dışarı çıkmadı, hiçbir yere kaydedilmedi. Gök hesabı gerçek — Güneş, Ay ve gezegenlerin yeri doğru. Yorumlar ise milyonlarca kişiye aynı anda uyacak şekilde yazıldı.

Asıl güzel kısmı da o zaten: yine de tuttu.