Selam.
Hadi tanışalım.

Seni tanıyor muyum, emin değilim. Ama tanıyorsam, adını görür görmez anlarım.

Selam.

Sana dair birkaç şey düşündüm. Yanılıyorsam söylersin.

Seversin
Daha önce yaptın

Bunlar kolay kısmıydı.

Daha fazlasını
merak ediyor musun?

Buradan sonrası için adın yetmiyor. Ne zaman doğduğunu bilmem lazım.

Ne zaman
doğdun?

Gün, ay, yıl. Saatini sonra soracağım.

tek cümle

Şimdilik bu kadarını söylüyorum.

Fazlasını
merak ediyor musun?

Üç şey soracağım. Doğru cevap diye bir şey yok — hangisini seçtiğin değil, o an neden onu seçtiğin önemli.

Bir de şu

Burada
durabilirsin.

Buraya kadar söylediklerim, sana dikkatle bakan herkesin görebileceği şeylerdi.

Bundan sonrası öyle değil. Üç soru daha soracağım; cevapladığında haritan kapanıyor. Sonra karşına çıkan şey tahmin olmuyor. Ve okuduğunu unutamazsın.

Haritan.

on iki hane
Öne çıkanlar

Buraya
kadar.

Gerisini yazamam. En can alıcı kısmı hep konuşarak çıkıyor zaten.

Daha da merak ediyorsan Feyz’e bi sor.

Feyz’e sor
Bu arada. Seni gerçekten tanımıyorum. Ne adını bir yerde aradım, ne bir şeye baktım. Yazdıklarının hiçbiri bu sayfadan dışarı çıkmadı, hiçbir yere kaydedilmedi. Yukarıdaki cümleleri milyonlarca kişi okusa, çoğu “bu benim” derdi.

Asıl güzel kısmı da o zaten: sen de dedin.
iyi geceler.